DÜNYA LİMİT AŞIM GÜNÜ

DÜNYA LİMİT AŞIM GÜNÜ

Dünya limit aşım günü, gezegenimizin yıl boyunca kullanacağı kaynaklarını tükettiği gün anlamına geliyor. Bu tarih, insan aktivitelerinin doğaya ve doğal kaynaklara karşı uyguladığı baskıyı sembolize eder ve çok kritik öneme sahiptir.

Ekonomik bir perspektiften bakıldığında, yıllık Dünya Limit Aşım Günü, gezegenin yıllık yenilenebilir bütçesinin harcandığı ve insanlığın çevresel açık harcamalarına girdiği günü temsil eder. Dünya Limit Aşım Günü’ nü hesaplamak için; dünya biyokapasitesinin (o yıl Dünya tarafından üretilen doğal kaynakların miktarı), dünya ekolojik ayak izine (insanlığın o yıl için Dünya’nın doğal kaynaklarını tüketimi) bölünmesi ve 365 (artık yıllarda 366) ile çarpılması gerekmektedir.

Dünya Limit Aşımı Günü kavramını ilk geliştiren kişi İngiliz düşünce kuruluşu New Economics Foundation’dan Andrew Simms’dir. New Economics Foundation’ın bir ortak kuruluşu olan Küresel Ayak İzi Ağı (Global Footprint Network), Dünya’nın sınırlı kaynakları konusunda farkındalığı artırmak için her yıl  Dünya Limit Aşım Günü için bir kampanya başlatıyor. Küresel Ayak İzi Ağı, insanlığın doğal kaynaklara ve ekolojik hizmetlere olan talebini ve arzını ölçer. Bu ölçüm, insan talebi, yenilenebilir kaynaklar, CO2 tutma ve kentsel alan gibi gezegen yüzeyinin yenileyici kapasitesi için rekabet eden tüm talepleri içerir.

Henüz 2021 yılının yaz aylarındayız, ve biz insanlar olarak Dünya’ nın 2021 yılı için olan ekolojik kaynaklarına olan talebin 1 yıl içinde yenilenebilme limitini çoktan aşmış bulunmaktayız. Başka bir deyişle, 2022 yılının kaynaklarından borç alıyoruz. Bu sonuç Küresel Ayak İzi Ağı’ nın verilerine göre elde edildi. Bu sürdürülebilirlik organizasyonu diyor ki, “Gezegenimizin yeniden yapabileceğinden %74 daha fazlasını kullandık”. Elde edilen verilere göre insanlar olarak sanki 1 Dünyamız değil de 1.7 Dünyamız varmış tüketim yapmaya hızla devam ediyoruz. Bazı yıllara göre Dünya Limit Aşım Günü’ nün bulunduğu aylar aşağıdaki grafikte görünmektedir

DÜNYA LİMİT AŞIM GÜNÜ

(Global Footprint Network).

2020 yılına kıyasla, 2021 yılında toplam küresel ekolojik ayak izi %6.6 artış gösterdi. Geçen sene yaşadığımız sokağa çıkma yasağı sebebiyle insani alışkanlıklarımız büyük oranda değişti. Bu değişim sadece davranışlar için geçerliydi. Başka bir deyişle, sistem aynı kaldı böylece kaynak talebi açısından bir değişiklik olmadan daha önce olduğumuz yere geri döndük. Tükettiğimiz kaynakları geri kazandırmak, üretmek ve yarattığımız kirliliği bertaraf etmek için gereken su ve toprak alanımızı işaret eden küresel ekolojik ayak izimiz büyüdükçe o yılki Dünya Limit Aşım Günü’ ne daha erken ulaşıyoruz. Gün geçtikçe Dünyamızın büyüklüğü ve kaynak miktarı değişmezken, insan nüfusu, kaynak talepleri ve ekonomiler büyüyor. Yukarıdaki grafikte de görüldüğü gibi, 1970 yılında Dünya Limit Aşım Günü Aralık ayının sonlarıydı fakat 1970 yılından itibaren Dünya’ nın kaynaklarının limitini aşıyoruz. Dünyamızın bir sonraki yıllarından çalıyoruz, ve bunun adı ödünç almak olmuyor. Yıllardır süregelen tüketime olan talepte bu çalınan yıllar için telafi edici bir azalış gözlemlenmiyor.

2020 yılında pandemi dolayısıyla Dünya Limit Aşım Günü 22 Ağustos olarak kayda geçmiştir. Ancak bu iyileşme kısa sürdü. 2021 yılında tekrar 2019 yılında olduğu gibi Temmuz ayına geri geldi. Bu gerilemede orman yangınlarının büyük etkisi olduğu görülüyor.

Her ülkenin farklı Limit Aşım Günü vardır. Şimdiye kadar yazımızda bahsettiğimiz günler ortalama olarak belirlenen tarihlerdir. Örneğin 2021 yılında, Katar’ ın Limit Aşım Günü 9 Şubat, Birleşik Arap Emirlikleri’ nin Limit aşım günü 7 Mart, Amerika Birleşik Devletleri’nin Limit Aşım Günü 14 Mart, Rusya’nın Limit Aşım Günü 17 Nisan, Türkiye’de 16 Haziran tarihlerinde gerçekleşti. Görünen o ki kaynak tüketimi, kaynakların aşırı kullanımına en fazla katkıda bulunan yüksek gelirli ülkelerle birlikte, dünya genelinde oldukça eşitsizdir. Tüketimin en yüksek olduğu çoğu zengin ülke için dünya sınırı aşma günü çoktan gelip geçti. Bu arada, düşük gelirli ülkeler ekolojik krize en az katkıda bulunsalar da, tarımsal üretimdeki düşüşler ve gıda güvensizliği gibi doğal dünyanın bozulmasından orantısız olarak olumsuz etkileniyorlar. Yüksek gelirli ülkelerin öncelikle doğal kaynakların sömürülmesi ve bozulmasından kaynaklanan zenginlikleri, yarattıkları olumsuz sonuçlardan bir tampon oluşturmuştur.

 


Devamını oku: YURTDIŞINDA EĞİTİM ALMANIN FAYDALARI ve AVRUPA’DA OKUMAK İÇİN EN İYİ ŞEHİRLER


 

Önlemler

İnsanlar olarak Dünyamızı kurtarmak bizim elimizde. Doğamızın kötüye giden durumu ile ilgili her yıl bir önceki yıldan daha çok uyarı görüyoruz. Gerek sosyal medya ile olsun gerek haberler ile olsun alınabilecek önlemler insanlara duyuruluyor. Öngörü, dikkatli planlama ve cesur eylemler yoluyla sürdürülebilirliği sağlamak için 5 temel çözüm sütunu belirlenebilir. Her biri birbiriyle ilişkili ve birbirini tamamlayan bireysel ve kolektif eylemlerle desteklenir. Ve her biri, herkes için iyi yaşamları destekler.

1. Gezegen

İnsanlığın yaşam kalitesi, insanlığın gelişmesi için gerekli olan verimli toprak, temiz su ve temiz hava gibi gezegenimizin biyolojik kaynaklarının sağlığına bağlıdır. Koruma, restorasyon ve rejeneratif uygulamalar gezegenimizi ve insanlığın gelişme yeteneklerini güçlendirir.

2. Şehirler

Şehirlerimizi nasıl tasarladığımız ve inşa ettiğimiz çok önemlidir. Şehirleri kompakt, bisiklet ve yaya merkezli ve verimli hale getirirsek, şehirler çok daha az yer kaplayarak harika yaşamları destekleyebilir. Şehir planlaması ve kentsel gelişim stratejileri, doğal sermaye arzını ve nüfus talebini dengelemek için bir araçtır. Ayrıca yaklaşık 350 milyon hektarlık alanı ağaçlandırmak Dünya Limit Aşım Günü’ nü 8 gün öteleyebiliriz.

3. Enerji

Kendimize nasıl güç veririz. Yenilenebilir enerji ile mi? Ya da eski kirli enerji ile mi? Enerjimizin nereden geldiği, gezegenimize ve sistemlerine ne kadar baskı uyguladığımız konusunda büyük bir fark yaratıyor. Ekonomiyi karbondan arındırmak, iklim değişikliğini ele almak için mümkün olan en iyi şansımızdır ve Ekolojik Ayak İzimiz ile gezegenin yenilenebilir doğal kaynakları arasındaki dengeyi iyileştirecektir. Alabileceğimiz en basit önlemlerden biri otomobil kullanımını azaltmak. Çünkü motorlu araçlardan kaynaklanan karbon ayak izi %50 azaltılıp, otomobiller ile kat ettiğimiz mesafenin üçte birini toplu taşıma araçları ile kat edersek ve kalan üçte ikisini yürüyerek veya bisiklet ile kat edersek Dünya Limit Aşım Günü’ nü 13 gün öteleyebiliriz. Bu basit önlemlerin faydasını görebiliyor musunuz?

4. Gıda 

Kendimizi nasıl besliyoruz. Bugün, gezegenin biyolojik kapasitesinin yarısı gıda üretimi tarafından işgal ediliyor. En temel ihtiyaçlarımızdan biri olan gıdayı nasıl karşıladığımız, sürdürülebilirliği etkilemenin güçlü bir yoludur. Yiyeceklerimizin nereden geldiği, bize nasıl ulaştığı, nasıl üretildiği ve ne yediğimiz hepsi bir fark yaratıyor. Dünya Limit Aşım Günü’ nü ötelemek için alınabilecek önlemlerden biri de gıda tüketiminde alınabilir. Gıda israfının önüne geçilip, israf %50 azaltılırsa Dünya Limit Aşım Günü’ nü 13 gün öteleyebiliriz. Hatta birçok kişiye garip gelse bile eğer herkes et tüketimini %50 azaltsa, bu günü 17 gün öteleyebiliriz. Çünkü et üretimi oldukça teferruatlı bir süreçtir. Et üretimi için oldukça fazla miktarda su tüketilir ve çok fazla enerji tüketimine neden olur.

5. Nüfus

Biz kaç kişiyiz. Daha fazla insan varsa, kişi başına daha az gezegen vardır. Sınırlı kaynaklara sahip bir dünyada herkesin güvenli bir yaşam sürmesini taahhüt etmek, nüfus artışına hitap etmeyi gerektirir. Kadınların güçlendirilmesi küresel sürdürülebilirlik için çok önemlidir.

Değerlendirmeler

Mathis Wackernagel (Küresel Ayak İzi Ağı’ nın kurucusu ve CEO’su), “Dünya Limit Aşım Günü’ nü her yıl  sürekli olarak altı gün geri döndürebilseydik, 2050 yılından önce bir gezegenden daha azına inerdik, ama devasa iklim borcu göz önüne alındığında, daha hızlı hareket etmemiz gerekebilir” dedi.

Ekomodernist Atılım Enstitüsü, Dünya Limit Aşım Günü fikrini ve kaç tane dünya tükettiğimizi “güzel bir tanıtım gösterisi” olarak görüyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, ekili alan ve mera kullanımı mevcut olana eşitken, ormanlar ve balıkçılık, bir bütün olarak, tükendiklerinden daha hızlı yenileniyor (ancak “fazlanın sağlıklı balıkçılıktan ziyade zayıf Birleşmiş Milletler balıkçılık verilerinin bir yansıması olabileceğini” kabul ediyor). Bu nedenle, Dünya Limit Aşım Günü, su ve arazi kötü yönetimini (örneğin, toprak erozyonu) ölçmekte yetersiz bir iş çıkarır ve yalnızca, ekosistemin emebileceğinin üzerinde insanlığın saldığı fazla karbondioksiti vurgular. Başka bir deyişle, insanlığın ihtiyaç duyduğu ek eşdeğer Dünya sayısı, ormanlar gibi karbon yutaklarıyla doldurulursa karbondioksit emisyonlarını dengeleyecek bir kara alanına eşdeğerdir. Küresel Ayak İzi Ağı ile ilişkili araştırmacılar, aynı PLOS dergisinde bu eleştirilere yanıt olarak yanıt verdi.

Doğal Hayatı Koruma Vakfı (WWF)-Türkiye Genel Müdürü Aslı Pasinli, yaptığı bir açıklamada “Ne yazık ki son dönemde ülkemizde bir yandan kuraklık öte yandan sellerle yoğun bir şekilde hissettiğimiz iklim krizi de yetkililerin alarma geçmesini; hızlı ve kararlı adımlar atmasını gerektiriyor” dedi.

Bora Tuncer (Schneider Electric Türkiye, Orta Asya ve Pakistan Bölge Başkanı) ise şu şekilde konuştu: “Tüm dünyada iklim değişikliğinin etkilerini görüyoruz. Küresel sıcaklıkların 2 ℃’ den fazla artmamasını sağlamaya yönelik daha büyük bir zorluğa odaklanmalıyız. Bunu yenilenebilir kaynaklara yatırım yaparak, enerji verimliliğini teşvik ederek ve yeşil ekonomilerin gelişmesi için koşullar yaratarak yapıyoruz. Bu hedefe ulaşacaksak hükümetler, işletmeler ve halk el ele çalışmalıdır. Biz üzerimize düşeni yapmaya hazırız ve başkalarını da aynısını yapmaya teşvik ediyoruz.” Dipnot olarak paylaşmakta fayda var. 2018-2020 döneminde Schneider Electric, küresel müşterilerinin 134 milyon ton karbondioksit emisyonu tasarrufu yapmasına yardımcı oldu. 2021’in ilk çeyreğinin sonunda bu tasarrufun miktarı 276 milyon tona ulaştı. 2021 yılının başında Corporate Knights tarafından dünyanın en sürdürülebilir şirketi seçilen Schneider Electric, şirketlerin iklim değişikliği hedeflerini sürdürmeye devam ediyor.

Bu makaleye oy ver

Rate this post

Paylaş:

Kullanıcı yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

yirmi − 20 =