Netflix’te İzlenmesi Gereken Filmler

Netflix'te İzlenmesi Gereken Filmler

Netflix’teki büyük film hacmi ve sitenin ideal olmayan arayüzü, orada gerçekten harika bir film bulmayı zor bir görev haline getirebilir. Yardımcı olmak için, sizlere beğendiğimiz filmlerden bir liste hazırladık.

‘Middle of Nowhere’(2012)

Ava DuVernay, bu hassas, düşünceli ve etkileyici dramıyla 2012 Sundance Film Festivali’nde yönetmenlik ödülünü kazandı. Eleştirmenimiz Manohla Dargis , kocası olan genç hemşire Ruby’nin (Emayatzy Corinealdi) hikayesini anlatırken, “karakterlerine gerçekten bakmanızı, karakterlerine gerçekten bakmanızı istiyor ” dedi. (Omari Hardwick) hapishanede. Ruby görev bilinciyle ziyarete gelir ve evinde bir mum yakar, ancak iyi bir otobüs şoförü (David Oyelowo) ona parıldadığında, seçimlerini ve bağlılıklarını sorgulamaya başlar.

'Middle of Nowhere’(2012)

‘Sky Ladder: The Art of Cai Guo-Qiang’ (2016)

Tercih ettiği ortam havai fişek olan ve gökyüzünü dolduran veya bir sanat galerisinde patlayan göz kamaştırıcı enstalasyonlar yaratan orijinal bir sanatçının heyecan verici ve ilham verici bir portresi. 2014’te Cai Guo-Qiang, 1994’ten beri onu takıntı haline getiren bir projeyi, üç kez başarısızlıkla denediği yarım kilometre yüksekliğinde bir yangın merdiveni kurmaya başladı. Yönetmen Kevin Macdonald (“İskoçya’nın Son Kralı”) “Gökyüzü Merdiveni” nin planlamasını takip ederek sanatçının kişiliğini ortaya koyuyor; Yumuşak dilli ama azimli olan Cai, çalışmalarında elle tutulur bir neşe duyuyor ve zorluklarıyla ilham verici bir coşkuyla yüzleşiyor. Merdivenin lojistiği akıllara durgunluk veriyor, ancak getirisi muazzam.

 


Devamını oku: En İyi 10 Samuel L. Jackson Filmi


 

‘Sky Ladder: The Art of Cai Guo-Qiang’ (2016)

‘Pariah’ (2011)

“Mudbound” un yönetmeni Dee Rees, ilk uzun metrajlı yönetmenliğini Alike  adlı Brooklynli bir gencin (” akkor ” Adepero Oduye ) ve onun gelme girişimini konu alan bu samimi ve düşünceli hikayeyle yaptı. Bir lezbiyen olarak dışarıda – kontrolcü annesinin (Kim Wayans) karşı karşıya kalacağı direncin tamamen farkında. Senaryoyu da kaleme alan Rees, bu yarı otobiyografik öyküyü, karakterlerin yaşadıkları yaşamları, yaşadıkları mahalleleri ve bir arada var olmak için birbirlerine söyledikleri yalanları çok iyi bilen, zengin detaylara sahip bir kısa öykü gibi anlatıyor. Ama aynı zamanda Alike altkültürlerinin baştan çıkarıcılığını da keşfediyor ve onların sunduğu alternatif: özür dilemeden kendi gerçeğini yaşama seçimi.
'Pariah' (2011)

‘High Flying Bird’(2019)

Yönetmen Steven Soderbergh, ” The Knick ” deki rol arkadaşı Andre Holland ile bu nadide canavar için yeniden bir araya geliyor; herhangi bir sporu olmayan bir spor filmi. Tarell Alvin McCraney’in senaryosu bunun yerine profesyonel atletizm işi hakkında, yüksek güçlü bir ajanın (Hollanda) tüm ligi ve organize olanın tüm varsayımlarını ve hiyerarşilerini döndürmek için kapatmayı kullanmaya çalıştığı bir NBA lokavt sırasında geçen spor öyküsü.

 


Devamını oku: Shrek’in DreamWorks’ün En İyi Çizgi Film Karakteri Olmasının 5 İyi ve Kötü Nedeni


 

‘High Flying Bird’(2019)

‘Training Day’ (2001)

Warner Bros., başrollerinde Denzel Washington ve Ethan Hawke’ın yer aldığı 2001 yapımı Training Day’in öncesini konu alan film için hazırlıklara başladı.

Antoine Fuqua‘nın yönettiği 2001 yapımı Training Day; Los Angeles Polis Teşkilatı’nda görev alan deneyimli narkotik dedektifi Alonzo Harris’in, ekibine katılan acemi polis Jake Hoyt’u 24 saatlik bir eğitime tabii tutmasıyla yaşanan olayları ve Hoyt’un Harris’in pek de etik olmayan yöntemlerini sorgulamaya başlamasını konu alıyordu. Özellikle başrol oyuncuları Denzel Washington ve Ethan Hawke’ın performansıyla dikkat çeken Training Day, Denzel Washington’a ikinci Oscar’ını kazandırmış ve Ethan Hawke’ın da ilk Oscar adaylığını elde etmesine vesile olmuştu.

2017 yılında Training Day’in sonrasında geçen aynı isimli bir televizyon dizisi de yayınlanmış ancak yeterli ilgiyi göremediği için ilk sezonun sonunda iptal edilmişti. Önümüzdeki dönemlerde Training Day yeni bir uyarlamayla sinemada yer alacak. Collider’ın haberine göre Warner Bros., Training Day’in öncesini konu alan film için hazırlıklara başladı.

'Training Day’ (2001)

‘Kara Şövalye’ (2008)

Filmin geçtiği yer diğer Batman filmleri gibi Gotham’dır. Bu filmde en önemli karakterlerden biri olan Heath Ledger‘ın canlandırdığı Joker karakteridir. Hatta çoğu kişi için en iyi karakterdir ve Christian Bale’in canlandırdığı Bruce Wayne (Batman) karakterinin önüne geçmiştir. Joker çok farklı tarzda bir suçlu olarak karşımıza çıkmaktadır.

Mafya ve diğer tüm birimlerle oyun oynamaktadır ve bir şeyleri değiştirmek niyetindedir. Batman ise mafyanın kökünü kazıma mücadelesi vermektedir. Bu durum nedeniyle Batman ve Joker karşı karşıya gelmektedir ve olaylar böyle gelişmektedir.

 


Devamını oku: Joe Wright’ın Yönettiği En İyi 8 Film


 

'Kara Şövalye' (2008)

‘Zathura’ (2005)

Babaları işe giderken, iki kardeşi ablalarına emanet eder. Altı yaşındaki Danny ve on yaşındaki Walter’a birbirlerinin damarına basan ya da can sıkıntısından patlayan çocuklardır.

Evlerinin ürkütücü bodrumuna tesadüfen inen iki kardeş, burada “Zathura” adında eski püskü metal bir masa oyunu bulurlar. Ağabeyini kendisiyle oynamaya ikna etmeyi başaramayan Danny, oyunu kendi başına oynamaya başlar.

Küçük çocuk, daha yaptığı ilk hamlede, bunun sıradan bir oyun olmadığını anlar. Uzay gemisi piyonu kendi kendine hareket eder ve iniş yaptığı yerden bir kart çıkar. Kartın üzerinde, “Meteor yağmuru, hemen kaçın” yazmaktadır. Birdenbire evin üzerine sıcak, eriyik meteorlar yağmaya başlar. Danny ve Walter, uzayın karanlık ve derin bir köşesine çekildiklerini fark ederler. Üstelik, yalnız değildirler…

Böylece, heyecan verici, kimi zaman korkutucu, ama hep sürprizlerle dolu bir macera başlar. Danny ve Walter oyunu bitirmedikleri sürece uzaya hapis olacaklarını anlarlar. Danny ve Walter, didişmelerini bir yana bırakarak, engelleri aşıp eve dönebilmek için işbirliği yapar ve oyunu tamamlamaya çalışırlar.

Ama tüm çabalarının boşa gitmemesi için esas büyük engeli aşmak zorundadırlar: Zathura gezegeninin güçlü çekim kuvvetine karşı koymak…
'Zathura' (2005)

‘Julie ve Julia’ (2009)

İş hayatındaki çalkantılar nihayetinde, kocasının da tavsiyesi üzerine julie, 40 sene evvel zamanının nevi şahsına munhasır uslubuyla başarılı yemek kitabı yazarı olan Julia Child’in idol olarak benimsemesiyle, kendine belli bir gün sayısında belli bir yemek tariflerini pişirmeyi ve bunları internet bloguna aktarmayı ve yazarlığa giden öyküsünü konu olan bir film.

Senaryosu iki gerçek hikayeden yola çıkılarak yazılmış, Nora Ephron yönetmenliğinde çekilmiş, Meryl Streep ve Amy Adams’ın başrollerini paylaştığı sinema filmi.

 


Devamını oku: Steven Spielberg ve Tom Hanks’in Ortak En İyi 5 Filmi


 

'Julie ve Julia' (2009)

‘Ma Rainey’nin Siyah Alt’ (2020)

Blues’un annesi olarak bilinen Ma Rainey, yeni bir albüm hazırlığındadır. Rainey, albüm hazırlığı için Şikago’daki bir kayıt stüdyosunda grubuyla bir araya gelir. Rainey, bu sırada menajeri ve yapımcısıyla müziğinin kontrolü konusunda bir irade savaşına girer. Buluşma süresince Ma Rainey ve grup arasında konuşulanlar, gerilimin gittikçe yükselmesine neden olur.

 


Devamını oku: IMDb’de En Çekici 10 HBO Mini Serisi


 

'Ma Rainey'nin Siyah Alt' (2020)‘Bonnie ve Clyde’ (1967)

30’lu yılların haydut çifti Clyde Barrow ve Bonnie Parker’ın yaşam öyküsünden uyarlanan bu film, ABD’nin ekonomik buhran yıllarında geçiyor. Bonnie isimli genç kadının, annesinin arabasını çalan Clyde’ın cazibesine kapılıp onunla kaçmasıyla birlikte tarihin en popüler haydutları doğar. Birlikte o eyalet senin bu eyalet benim sayısız suç işleyen ikili, kısa sürede ülke çapında meşhur olur ve adeta Robin Hood muamelesi görür.
Ekonomik krizin hayatlarını kararttığı insanlar, adeta genç aşıklar tarafından soyulmaktan mutludurlar. Oysa güvenlik güçleri aynı fikirde değildir. Şöhretle birlikte Bonnie ve Clyde’ın cesareti de artar ve akıllı bir insanın kolay kolay girişmeyeceği işlere girişmeye başlarlar.

'Bonnie ve Clyde' (1967)

‘Cool Hand Luke’ (1967)

Tür film yapımcıları, son üç yılını korku heyecanlarının ve sosyal yorumların sihirli iksirini yeniden yaratmaya çalışarak (ve çoğunlukla başarısız olarak) geçirdiler, bu da “Kaçış” ı çok özel kılıyor, ancak çok azı İngiliz yönetmen Remi Weekes’in korkutucu ve düşünceleri kadar yaklaştı. Netflix gerilimini kışkırtıyor. Londra’da sığınma arayan iki Güney Sudanlı mültecinin, toplu konutlara yerleştirilmesinin öyküsünü anlatıyor – geceleri işler sarsılmaya başladığında sorun haline gelen, gitmeleri yasak olan bir konut. Weekes ustaca bir tarzda bu basit perili ev önermesini keder ve çaresizliğin yıkıcı bir incelemesine genişletir, ancak yol boyunca hiçbir korkudan ödün vermez ve “His Evi” ni hem gözyaşlarına hem de tüylerim diken diken eden nadir bir film haline getirir.

 


Devamını oku: Kadınların Yönettiği En İyi 10 Anime


 

'Cool Hand Luke' (1967)

Loving (2016)

Film, Van Gogh’un 17 yaşındayken tablosunu yapmış olduğu Armand Roulin üzerinden ilerliyor. van Gogh’un Fransa, Auvers’te öldüğü haberi, eskiden yaşadığı Arles kasabasına ulaşır. Van Gogh ile yakın arkadaş olan emektar postacının oğlu Armand, babasının ısrarları sonucu taziye mektubunu van Gogh’un ağabeyi Theo’ya götürmeye razı gelir. Paris’e vardığında Theo’nun da kardeşinin ardından vefat ettiğini öğrenince mektubu verebileceği bir akraba aramaya başlar. Bu yolculukta ünlü ressamın son günlerini ve ölümünün esrarını da aydınlatmaya başlayacaktır…
Loving (2016)

‘Fruitvale İstasyonu’ (2013)

Birkaç siyahi genç, San Francisco kentinin Oakland bölgesinde yer alan Fruitvale adlı BART geçiş istasyonunda protesto eylemi yaparlar. Polisler tarafından geri püskürtülmeye çalışılan eylemcilerin sesi, duyulan birkaç el silah atışıyla kesilir. Sonrasında 22 yaşında olan ve Area Körfezi bölgesinde yaşayan Oscar ile karşılaşırız. Dünya henüz Noel arifesindedir, fakat Oscar, Hayward’da işleri yoluna koymakla mücadele etmektedir. 2008’in son gününde yanında ailesi, arkadaşları, düşmanları ve hatta tanımadığı yabancıları alarak ‘sınırları’ geçecektir. Oscar’ın gidişi ise sadece ailesi ya da yakınlarını değil, tüm Amerika’yı derinden sarsacaktır.

Film aynı zamanda polisin suç peşindeyken ırksal profillendirme yapmasının siyah erkekleri nasıl etkilediğini de anlatıyor: “Bu yüzden anneler nasihat ediyor. Polisle uğraşma, ani hareketler yapma, yabancılarla konuşursan seni öldürürler çünkü senden korkarlar ya da silahın var sanırlar. Ya da yapmak üzere olmadığın bir şeyi yapacağını düşünürler.”

Fruitvale İstasyonu güçlü bir film. Kadrosunda Oscar ödüllü aktris Octavia Spencer gibi güçlü oyuncular bulunduran film, bir siyahın yılbaşı günü yanlış yerde oluşunun öyküsünü anlatıyor.
'Fruitvale İstasyonu' (2013)

‘Carol’ (2015)

1950’li yıllarda New York’ta geçen hikaye, evli, çocuklu ve zengin, ancak eşiyle sorunlar yaşayan, orta yaşa yaklaşmakta olan bir kadın olan Carol ile genç bir tezgahtar olan Therese arasında tesadüfen tanışmalarıyla başlayan, ancak günden güne tutkulu bir yakınlığa dönen ilişki anlatılıyor. Carol eşinden boşanıp kızının velayetini almak istese de kocası Harge, onun Therese ile olan ilişkisinin sınırlarından gitgide kuşkulanmaya başlayacak ve kızını bırakmak istemeyecektir.

 


Devamını oku: Yüzüklerin Efendisi Tarihin En Pahalı Dizisi Olacak


 

'Carol' (2015)

‘Sosyal Ağ’ (2010)

Tüm dünyada olduğu kadar Türkiye’de de genç girişimcilere örnek olmuş ve bir fenomene dönüşmüş, milyonların sosyal paylaşım sitesi Facebook’un kurucusu Mark Zuckerberg ve arkadaşlarının öyküsü ele alan bir film.

Bir Ekim gecesinde, yıl 2003. Mark Zuckerberg, sarhoş kafayla Harvard Üniversitesi’nin sistemine sızar. Kız arkadaşı tarafından terk edilmiştir ve bunun acısını kampüsteki tüm kızların bilgisinin olduğu bir veritabanında birleştirmek ister. Yazdığı uygulamada ekranın iki yanındaki kızların fotoğraflarını oylayarak hangisinin daha güzel olduğu seçilebilmektedir. Mark sayfanın adına Facemash adını verir. Sitenin başarısı hızla yayılır fakat Mark’ın kadınlara olan nefreti ve bu yolda gizlilik kurallarını ihlal etmiş olması Harvard Üniversitesi’nin de tepkisi çeker. Bu durum sitenin evrilerek Facebook’a dönüşmesine olanak sağlar. Öncelikle yalnızca Harvard’da kullanılan Facebook, daha sonra diğer üniversitelerde de açılır ve Ivy League’den Silikon Vadisi’ne tüm dünyada yayılmaya başlar. Sosyal medya denince günümüzde akla gelen ilk uygulamalardan olan Facebook’un arkasında yatan gerçekler, oluşumunun öyküsü ve günümüz dünyasına sunduğu artı ve eksiler Mark Zuckerberg’in hikayesinden yola çıkılarak ele alınıyor.

'Sosyal Ağ' (2010)

‘Otomatik Portakal’ (1971)

Bir yıldan daha az bir ömrünüzün kaldığını öğrenseniz ne yaparsınız? Sevdiklerinizle zaman geçirirsiniz, gezersiniz, yapmaya fırsat bulamadığınız şeyleri yaparsınız. Ya da hayata küser, karamsar bir biçimde yaşamınızın sona ermesini bekler, belki de intihar edersiniz.

Anthony Burgess, tümör nedeniyle bir yıldan daha az ömrü kaldığını öğrenince eşinin geçimini sağlaması için kitaplar yazmaya başlamış. Aradan zaman geçince yanlış tanı konulduğu öğrenilse de Burgess artık dünyaca tanınan bir yazar olmuştur.

Ne kadar yanlış tanı da olsa ömrünün bir yıldan az kaldığını bilmesi, yazarın bu süreçte yazdığı kitaplara yansımıştır. Bunun en büyük örneğini Burgess’in en önemli eseri (kendisi ne kadar kabul etmese de), ‘Otomatik Portakal’da görürüz. Bu kitabın merkezine oturttuğu Alex karakteri, yazarın hastalık sürecindeki psikolojisini ortaya koyar. Alex, kin ve nefret dolu bir karakter olarak karşımıza çıkıyor.

Otomatik Portakal, on beş yaşındaki Alex’in çalkantılı gelişimini konu almaktadır. Alex ve çetesi olarak adlandırabileceğimiz dört karakteri konu alan bir hikayedir. Hikayenin merkezi konumunda olan Alex’e Dim, Georgie ve Pete eşlik etmektedir. Yaşananlar, Alex adlı gencin ağzından anlatılmaktadır. Bu nedenle Alex’in gençlerle, şiddetle, toplumsal yapıyla ilgili yaptığı yorumlar kitap için büyük önem taşımaktadır. Günümüz toplum yapısını şiddet yanlı bir karakterle, sert bir dille eleştiren Otomatik Portakal, ilgisiz aile yapısını ustalıkla incelemeyi başarıyor.

 


Devamını oku: Spike Lee: Bir film yapımcısı olarak öğrendiğim 14 değerli ders


 

'Otomatik Portakal' (1971)

Dick Johnson Öldü (2020)

Bir süredir Netflix’te gösterimde olan “Dick Johnson is Dead”, yönetmenin hem kendisini hem çevresini hem de babasını ölüme hazırladığı ama bunu yaparken ölümle de dalga geçmeyi ihmal etmediği eğlenceli ve fakat bir o kadar da dokunaklı bir yapım olan bu eserde Yönetmen Kirsten Johnson, Dick Johnson is Dead belgeseli ile, 86 yaşındaki babasının kaçınılmaz sonu ile yüzleşmeye çalışıyor. Ölüm ve sonrası ile ilgili fantazilerini kurgulayan Johnson, bu sayede babası ile onu sonsuza kadar hayatta tutacak bir bağ kuruyor.

Dick Johnson Öldü (2020)

‘Nightcrawler’ (2014)

Hırslı bir genç olan Lou Bloom (Jake Gyllenhaal), Los Angeles’ta polis muhabirliği yapmaya başlar. Sürekli kazaları, cinayetleri ve buna benzer felaketleri kovalayan bir kamera ekibinin de katılımıyla, Lou yavaş yavaş suç dünyasına girmeye başlar. Ve zamanla birlikte seyirci olmakla suçları işleyen olmak arasında sınır giderek belirsiz bir hal alır.

'Nightcrawler' (2014)

‘ Spotlight’ (2015)

Gerçek bir hikayeden uyarlanan Spotlight, taciz olayıyla gündeme gelen bir kilisenin kendini aklamaya çalışmasını ve bu tacizi aydınlatmaya çalışan Boston Globe gazetesi yazarlarını konu alıyor. Gazetenin yazarlarından oluşan “Spotlight” takımı, Katolik Kilisesi’ndeki taciz iddilarıyla ilgili eski defterleri deşer. Bir senelik araştırmaları sonucunda, Boston’ın üst düzey dini, yasal ve idari birliğine ait on yıllarca gizlenen gerçeklere parmak basılır. Yeni atanan genel yayın yönetmeni Marty Baron 2001 yazında Globe’un başına geçmek üzere Miami’den geldiğinde, ayağının tozuyla Spotlight ekibini, 30 yıl boyunca düzinelerce çocuğa cinsel istismarda bulunmakla suçlanan yerel bir rahip hakkındaki bir makaleyi takip etmekle görevlendirir.

' Spotlight' (2015)

‘The Old Guard’ (2020)

Thebae Campus’ın prensesi Eetion’un kızı olan Andromecha ve ona eşlik eden diğer Yunan mitolojisinden çıkıp gelen insanlar, 21. yüzyılda, paralı asker olarak çalışıyorlardır. Ölümsüzlükleriyle yaşamak zorunda kalan paralı askerler, başka bir ölümsüzün varlığını keşfederler. Bu kişi ise denizcilere hizmet veren siyahi bir kadındır. Peşlerine düşen kötü niyetli bir topluluk ise onların varlıklarını keşfetmişlerdir. Ölümsüzler anlayacaklardır ki, ölümden çok daha kötü şeyler vardır…
‘The Old Guard’ (2020)

‘Da 5 Bloods’ (2020)

Da 5 Bloods, Vinetman Savaşı’nda büyük kayıplar veren dört Afrika kökenli Amerikalı gazinin masumiyetlerini bulmak için vahşi hayata geri dönüşlerini konu ediyor. Otis, Eddie, Paul ve Melvin Afrika kökenli Amerikalı gazidir. Vinetman Savaşı’nda manga komutanlarını kaybeden dört gazi, hem onun cesedini ve hem de gömülü bir hazineyi bulmak amacıyla Vietnam’a geri döner. Paul’un oğlunun da aralarına katıldığı bu serüvende ekip bir yandan karşılarına çıkan insanlar ve doğayla mücadele ederken bir yandan da Vietnam Savaşı’nın neden olduğu yıkımla yüzleşir.

Film, efsanevi boksör Muhammed Ali’nin Vietnam Savaşı’na katılmayı reddetme nedenlerini açıkladığı, tarihe çeken konuşmasının arşiv görüntüleriyle açılıyor. Bu görüntüleri, Neil Armstrong ve arkadaşlarının Ay’a ayak basmak üzere yaptıkları yolculuktan, Vietnam Savaşı’ndan, siyah mücadelesinin simgesi olmuş isimlerin konuşmalarından ve tüm bu gördüklerimizi ABD’nin savaş ve siyahlara yönelik politikalarıyla birlikte düşünmeye iten başka görüntülerden oluşan bir kolaj takip ediyor.

'Da 5 Bloods' (2020)

’13TH’ (2016)

The 13th, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki cezaevi sistemine ve ülkenin ırksal eşitsizliğine odaklanıyor. Kitlesel suçluluk ve ABD’de hapishane nüfusunun giderek artmasına odaklanılan belgeselde, aktivistler, politikacılar, tarihçiler ve daha önce hapishanede bulunan kadınl ve erkeklerin konuşmalarının yer aldığı arşiv görüntüleri bulunuyor.

'13TH' (2016)

‘Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum ‘ (2020)

Ian Reid’in 2016 yılında yayınlanan aynı isimli romanından beyaz perdeye uyarlanan “I’m Thinking of Ending Things” birlikte uzun bir yola çıkan Jake ve kız arkadaşına odaklanıyor. Jake’in gözden ırak bir çiftlikte yaşayan ailesiyle tanışmaya hazırlanan kadın bir yandan da ilişkilerini bitirmeyi düşünmektedir. Jake beklenmedik bir şekilde farklı bir yola sapınca kız arkadaşı zor durumda kalır ve ikili arasında somut bir gerginlik, psikolojik bir kırılganlık ve saf bir korku hissi oluşur.

‘Her Şeyi Bitirmeyi Düşünüyorum ' (2020)

Bu makaleye oy ver

Rate this post

Paylaş:

Kullanıcı yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

on altı − onüç =