Tarihin Sonu ve Son İnsan Kitabı; Francis Fukuyama’nın Bakış Açısından İnsanın İdeolojik Evriminin Yolculuğu

Francis Fukuyama tarihin sonu ve son insan

1989’da National Interest,  Francis Fukuyama’nın “Tarihin Sonu” başlıklı bir makalesini yayınladı. Dönemin üst düzey Dışişleri Bakanlığı yetkilisi olan Fukuyama, bu nispeten kısa ama oldukça tartışmalı makalede, liberal demokrasinin “insanın ideolojik evriminin son noktası” olacağını ve sonuç olarak, insanoğlunun deneyimlediği “son yönetim biçimi” olacağını öngördü.

Bu makalenin yayınlanmasından üç yıl sonra, Fukuyama aynı başlıkla: insanın ideolojik evriminin son noktasına dair teorisini yeni bir yaklaşımla açıklamaya çalıştığı harika bir kitap daha yayınladı.

Bu kitapta iki temel soruyu yanıtlamaya çalıştı: Liberal demokrasi ideallerinin dünya çapında uygulanması; mevcut deneyimlere dayanarak, artık insanlığın ideolojik evriminin dolayısıyla da tarihin sonundan bahsedebilecek derecede etkili ve verimli oldu mu? Eğer olduysa, bu iyi bir şey mi, kötü bir şey mi?

Tarihin Sonu ve Son İnsan, Francis Fukuyama

Francis Fukuyama, Tarihin Sonu ve Son İnsan Kitabın’da, Soğuk Savaş’ın (ABD ile Sovyetler Birliği arasındaki 40 yıllık silahlanma yarışı dönemi) sona ermesinin yalnızca bir çatışmanın ya da belirli bir dönemin sonu olmadığını aynı zamanda bu belirleyici olayla insanlığın  kendi tarihinin sonuna geldiğini ileri sürer yani ideolojik evriminin ve liberal demokrasinin küreselleşmesinin sonuna.

Aslında bu olay dünyadaki tüm ideolojik çatışmaların sonudur ve daha sonra başarılı liberal demokrasi sistemi, tıpkı Amerika Birleşik Devletleri’nde uygulandığı gibi, dünyadaki sosyal sistemlerin evriminin son şekli olacaktır. Ayrıca Fukuyama, tarihin kaçınılmaz olarak basit toplumlarla başlayan ve sosyal sistemlerin en son ve en eksiksiz biçimine, yani liberal demokrasiye yol açan bir süreç olduğuna inanır.

Bu kitapta Francis Fukuyama, mantıksal argümanlarını ifade ederken, okuyucu için hayatın “tarihin sonu”ndaki anlamını görselleştirmeye çalışır.

 


Tarihin Sonu ve Son İnsan Kitabı Satın Al


 

Tartışmalı ve düşündürücü argümanları muhtemelen ABD’nin Soğuk Savaş’ta Sovyetler Birliği’ne karşı kazandığı zaferden kaynaklanıyor. Günümüz dünyasında çok az bilim adamı tarihin Sovyet komünist rejiminin çöküşüyle ​​”bittiği” konusunda hemfikirdir. Ancak bugün kitap, 1990’ların başlarındaki Amerikan muhafazakarlarının dünya görüşlerini, varsayımlarını ve planlarını anlamak için kapsamlı ve güvenilir bir kaynaktır.

Francis Fukuyama, tarihin bir yön ekseni gibi olduğuna ve son noktasının kapitalizme dayalı liberal demokrasi olduğuna inanır. Siyaset felsefesi alanındaki bu geniş ve hırslı çalışmada, tüm toplumları bu evrimsel hedefe götüren tarihin iki ana itici gücünü tanımlar ve anlatır.

Siyasi Düzen ve Siyasi Çürüme - Francis Fukuyama

Birincisi modern doğa bilimidir ki en önemli aracı olan teknoloji ile  dünyanın tüm siyasi alemlerinin kültürünü homojenleştirir. Tarihin ikinci itici gücü (yazar tarafından Hegel’den ödünç alınmıştır) tanınma ve başarı arzusudur.

Francis Fukuyama’nın ana kaygısı, kapitalist ütopya dediği şeyin ortaya çıkışında hepimizin “son insan” mı olacağımız yoksa bunun yerine her zaman kanlı ve anlamsız savaşlar veren “ilk insan”a mı döneceğimizdir.

Bugün kaleme aldığımız bu makalenin devamında, önce Francis Fukuyama’nın biyografisini ve politik ekonomi alanındaki görüşlerini anlatacağız, ardından “Tarihin Sonu ve Son İnsan” kitabının içeriğini bölüm bölüm anlatacağız. Bizimle kalın.

 



Francis Fukuyama’nın Biyografisi

Eğitim hayatı ve yaptığı ilk meslekler

Francis Fukuyama 27 Ekim 1952’de Chicago’da doğdu. Cornell Üniversitesi’nde edebiyat ve klasik felsefe okudu ve 1974’te mezun oldu. Fukuyama daha sonra Harvard Üniversitesi’nde siyaset bilimi alanında doktora çalışmalarına başladı ve 1981’de onur belgesiyle (derecesiyle) mezun oldu.

Mezun olduktan sonra ABD Dışişleri Bakanlığı’nda Ortadoğu ve daha sonra Doğu Avrupa’daki ABD dış politikası konularında çalıştı. Bu süre zarfında, dünyaca ünlü, kâr amacı gütmeyen bir düşünce kuruluşu olan Rand için ABD dış politikası sorunları üzerine araştırmalar yaptı.

Kaleme Aldığı EserleriIdentity, Francis Fukuyama

Fukuyama, Tarihin Sonu’nu yazdıktan sonra, kitapta ilk kez tanıtılan temaları detaylandıran başka eserler yazmaya başladı. Örneğin, Güven Kitabı: Sosyal Erdemler ve Refah, kültür ve ekonomik başarı arasındaki ilişkiyi inceler ve sosyal güven ve uyumun tarih sonrası ekonomide hayati bir rol oynadığını öne sürer.

Fukuyama ayrıca The Great Break: Human Nature and the Reconstruction of Social Order’da yirminci yüzyılın Amerika Birleşik Devletleri’ndeki geleneksel sosyal düzende “büyük bir bozulma” gördüğünü savunuyor. Francis Fukuyama, “İnsan Sonrası Geleceğimiz: Biyoteknoloji Devriminin Sonuçları”nda genetik mühendisliği ve üreme programlarının potansiyeli hakkındaki korkularını da tartışıyor.

Politik Görüşleri

Amerika Birleşik Devletleri’ndeki Muhafazakar veya Muhafazakar hareketle siyasi olarak bağlantılı olan Fukuyama, 1990’larda ve 2000’lerin başında neo-muhafazakar hareketle yakın bağları vardı. Neo-muhafazakar dış politika pozisyonları, Amerika Birleşik Devletleri’nin demokrasiyi ve kapitalizmi (özel üretim araçlarının pazarlar aracılığıyla dağıtıldığı bir ekonomik sistem) dünya çapında teşvik etmek için askeri güç ve baskı kullandığını gösterdi.

Kariyer Geçmişi

Fukuyama, George Mason Üniversitesi’nde kamu politikası dersleri vermektedir ve Johns Hopkins Üniversitesi’nde politik ekonomi profesörüdür. Ayrıca Temmuz 2010’dan beri Stanford Üniversitesi’ndeki Freeman Spogley Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü’nde Kıdemli Araştırmacı olarak görev yapmaktadır. 2001-2004 yılları arasında ABD Başkanlık Kurumu Biyoetik Konseyi’nde görev yaptı.

 

Francis Fukuyama “Tarihin Sonu ve Son İnsan” Kitabı Analiz ve Özeti

Birinci Bölüm: Eski Bir Soruya Yeni Bir CevapFrancis Fukuyama trust

Francis Fukuyama kitabına teorisinin oluşumuna yol açan siyasi olayları tartışarak başlıyor. O önce tarihsel olayların çağdaş çağdaki seyrine ilişkin karamsarlığının nedenini  açıklar. Bunun nedeni, iki dünya savaşı ve birçok otoriter ve totaliter rejimin yükselişi de dahil olmak üzere yirminci yüzyılın yıkıcı olaylarıdır.

Bu olaylar, on dokuzuncu yüzyılda başlayan ve Batı’da bazılarının demokrasinin güvenilirliğini ve etkinliğini sorgulamasına yol açan siyasi gelişim sürecine darbe vurdu. Ancak Soğuk Savaş’ın sona ermesi ve 1980’lerin ve 1990’ların diğer olayları insanların yeniden iyimser olmaları için bir nedendi. Fukuyama otoriter hükümetlerin görünen gücünün her zaman hayali ve görünen bir güç olduğuna inanıyor.

Önce sağın otoriter hükümetlerini, ardından komünist solun “totaliter” hükümetlerini inceliyor. Aslında, her iki hükümet sistemi de 1970’lerde ve 1980’lerde bir dizi kriz yaşadı ve bunların çok azı tamamen çözüldü.

Her iki hükümet sistemini de analiz eden Fukuyama, bu devletlerin çözemediği iki kriz olan: hızlı ekonomik değişimi yönetememeleri ve kaçınılmaz meşruiyet krizine işaret ediyor.

Fukuyama, çağımızın aynı zamanda “dünya tarihinin sonu”yla da örtüşen yaygın bir liberal devrimden geçtiğini delilleriyle sunuyor. Yani liberal demokrasi ve kapitalizmin (özel üretim araçlarının piyasalar aracılığıyla dağıtıldığı bir ekonomik sistem) diğer tüm ülkeler, hükümet sistemleri ve modelleri üzerindeki küresel zaferini.

 



İkinci Bölüm : İnsanın Yaşlılık Çağı

Fukuyama bu bölüme, insan gelişimini tarih boyunca betimleyen büyük anlatı olan “dünya tarihi” veya tarihin insanlığın kaçınılmaz sosyal gelişiminin hikayesini anlattığı yaklaşımı ele alarak başlıyor.

Kitabın bu bölümünde, klasik dönemden modern örneklerine kadar insanlık tarihi anlatısının makro kavramı üzerine Immanuel Kant, Georg Wilhelm Friedrich Hegel ve Karl Marx gibi düşünürlerin teorilerini takip ediyor; Fukuyama, Hegel’in tarihin liberal demokrasiye doğru ilerlemesi konusundaki görüşlerinin çağdaşlarınınkinden daha doğru olduğunu öne sürerek Marx ile aynı fikirde değildir.

Üçüncü Bölüm: Görünmeye ÇalışmakFukuyama insan üstü gelecek

Kitabın bu bölümünde Fukuyama, dünyanın dört bir yanındaki insanların neden baskıcı rejimleri devirmek ve liberal demokratik sistemler kurmak için ayaklandığını açıklıyor.

Hegel’in tarih anlayışını bir “görülme girişimi” olarak tanımlar ve kitabında kullanır. Fukuyama’ya göre, değerli bir insan olarak görülme veya tasvir edilme arzusu, liberal demokrasinin yayılması için tarihin arkasındaki itici güçtür.

Fukuyama ayrıca, tarihin ilk aşamalarında ve “ilk insan” çağında, fiziksel çekişmenin; güvenilirlik kazanma ve toplum tarafından tanınmanın bir yolu olduğuna inanıyor.

Dördüncü bölüm: Rodos şehrinin üzerinden atlamak

Kitabın bu bölümünde Fukuyama, bu bölümün başlığının isimlendirilmesini ve “tarihin sonunda”  gelecekte insanlık için ne gibi sorunların olduğunu ve yaşamın anlamını açıklıyor.

Bunların en önemlilerinden biri dünya çapında liberal demokrasinin eksik uygulanmasıdır. Dini ve milliyetçiliği liberal demokrasinin yayılmasına karşı çıkan en önemli faktörler arasında sayar. Fukuyama, liberal demokrasinin ancak yurttaşlık kültürü ve demokrasi bağlamında gelişebileceğine ve mükemmelliğine ulaşabileceğine inanıyor.

 



 

Beşinci Bölüm: Son Adam

Fukuyama, kitabının son bölümünde, tarihin sonunda “Son İnsan”ın karşılaştığı zorlukları ve sorunları inceliyor. Liberalizmin (kişisel özgürlüğün korunmasına en büyük vurguyu yapan siyasi sistem) ve kapitalizmin zaferinin nihayetinde “tarih sonrası” çağın yaşayanlarını tatmin edip etmediği ve onları daha eski hükümet biçimlerine geri dönmelerine neden olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

Fekuyama’nın “tarih sonrası” dünyayla ilgili olarak ortaya koyduğu sorunlardan biri, megalomonin kalıcılığı, yani daha fazla şöhret veya başkaları tarafından tanınma arzusudur.

Fukuyama’nın tarih sonrası çağla ilgili olarak ele aldığı bir diğer sorun: liberal demokrasinin yurttaş haklarına gereğinden fazla vurgu yapması ve yurttaşların kendi toplumlarına karşı görevlerini yeterince vurgulamamasıdır. Bu, Fukuyama’nın düzenli ve başarılı bir toplumun temel taşı olarak gördüğü toplumların bir süre sonra çökmeye başlayacağı anlamına gelir.

Bu makaleye oy ver

5/5 - (1 vote)

Paylaş:

Kullanıcı yorumları

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

üç × 5 =